Peygamber Sevgimiz Sözde Kalmasın

 

Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz hayatımızın her anında bizim için bir rehberdir.

Efendimize karşı saygısızlık yapacak, edepsiz söz ve davranışlarda bulunacak bir Müslüman düşünmek mümkün değildir. Efendimize karşı saygımız, sevgimiz maalesef sözde ve şekilde kalmaktadır. Adı anıldığı zaman gözyaşlarımızı tutamayız. Saygımızdan elimizi kalbimizin üzerine götürürüz. Salatu selam getiririz. Ama her nedense peygamber efendimizin sosyal yaşantısı,  tevhid mücadelesi, beşeri münasebetler ile ilgili söz ve davranışlarını görmezden geliriz.

Hz. Aişe validemize Peygamberimizin ahlakı sorulduğu zaman O’nun ahlakı Kur’an’dı, cevabını vermişti. Müslümanlar olarak yıl boyunca defalarca Kur’an-ı Kerimi hatmederiz. Hatim duaları yaparız. Ama her ne hikmetse, Kur’an ahlakı ile ahlaklanmayız.    Okumaya devam…

Rabbimiz uyarıyor: Birbirinizle çekişirseniz devletiniz gider

“Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal 45-46)


يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يراً لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ

 

وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ

Ahlaki yozlaşma geleceğimizi tehdit ediyor

 Ülkemiz, emperyalist güçlerin emellerine nail olabilmek için içte ve dışta tezgâhladıkları oyunlarla karşı karşıyadır.

Bir taraftan etnik kökenlerin ön plana çıkarılması ile meydana getirilen kaos ortamı ve terör ile Türk milleti parçalanmanın eşiğine getirilmekte, diğer taraftan da Ortadoğu coğrafyası ve özellikle komşularımızda yaşanan dramatik olaylarla etrafımız bir ateş çemberine alınmış bulunmaktadır. Kısaca ülkemiz çok yönlü bir savaşla karşı karşıyadır.

Birlik beraberlik anlayışı ve siyasi iradenin mili menfaatlerimiz açısından olayları değerlendirerek sorunların üzerine gitmesi halinde çözemeyeceğimiz mesele yoktur. Terör, mülteci, ekonomi… bunlar zamanla bir şekilde çözüme kavuşturulabilecek sorunlardır. Ama, milleti millet yapan değerlerimiz kaybolursa millet varlığımızı sürdürmemiz hayal olur.

Haber bültenlerimiz, mili manevi değerlerimizin her geçen gün biraz daha yok oluşa doğru gittiğinin haberleri ile dolu. Ülke genelinde;      Okumaya devam…

Meleklerle dost olmak

Rabbimiz buyuruyor ki;

“Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va’dedilmekte olan cennetle sevinin!”

“Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah’tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var.”

Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet 30-33)

Meleklerle hem bu dünya hayatında hem de ebedi alemde dost olmak istiyorsak amellerimizi ve yaşantımızı bir kez daha gözden geçirmeli, meleklerin dostluğunu kaybetmemeliyiz.

Pişman olmamak için dosta dikkat

Dünyada yanlış dost edinenlerin pişmanlığını haber veren Rabbimiz, hesap gününde pişman olmamak için dosta dikkat etmemizi istemektedir.

“O gün, zalim kimse (pişmanlıktan) ellerini ısırıp şöyle der: Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım!

Yazık bana! Keşke falancayı (bâtıl yolcusunu) dost edinmeseydim!

Çünkü zikir (Kur’an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder.” Furkan 27- 29)