İslam ülkelerinin dünya üzerindeki etkinliği nüfusu ve zenginliği ile orantılı mı?  (2)

İslam coğrafyasının her tarafında kan ve gözyaşı var. Kan döken de gözyaşı akıtanda Müslüman. Rabbimiz (cc), Müminlerin kardeş olduğunu bildiriyor. Allah Rasulü (sav) de, “Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, ona hor bakmaz. (Üç kere mübarek göğsüne işaret ederek) Takva işte buradadır. Bir kimse Müslüman kardeşine hor baktığı zaman, işte kötülüğün bu kadarı ona yeter. Müslümanın Müslümana kanı, malı, ırzı haramdır.” (Riyazü’s Salihin) buyuruyor. İslam kardeşliğinin devamı için müslümanların, birbirlerinin hak ve hukukuna karşılıklı olarak saygılı olmaları şarttır. Müslümanlar arasında kardeşlik hukukunu zedeleyen ve birbirlerine düşmanca tavır almaya sevk eden sebepler araştırılmalı, kardeşlik hukuku İslam ülkeleri arasında yeniden tesis edilmelidir. Okumaya devam…

İslam ülkelerinin dünya üzerindeki etkinliği nüfusu ve zenginliği ile orantılı mı?  (1)

Dünya nüfusunun 7 milyar 600 milyona ulaştığı günümüzde hemen hemen dünyanın her yerinde ve her ülkesinde Müslümanlara rastlamak mümkün. Dünyanın en büyük dini grubunu oluşturan Hristiyan nüfusu 2,3 milyar iken 1.8 milyar kişinin Müslüman olduğunu görüyoruz. Bu da toplam nüfus içerisinde %24’e tekabül etmektedir.

Dünya nüfusunun dörtte biri Müslüman olmasına, dünya petrol rezervlerinin yüzde 55.5’ine, üretiminin yüzde 65’ine, doğalgaz rezervlerinin yüzde 64,1’ine, üretiminin %40’ına, Dünya petrol ve doğal gaz kaynaklarının neredeyse üçte ikisine İslam ülkeleri sahip olmasına rağmen dünya üzerindeki siyasi ve ekonomik etkinliklerine baktığımız zaman; Müslümanların hem sayısal hem de ekonomik olarak sahip oldukları varlıklar ile etkinliklerinin aynı orantıda olduğunu söylemek mümkün mü? Okumaya devam…

Bayram, imanımızı muhafaza etmenin sevincini yaşamaktır

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluşa vesile olan Ramazan ayını bir kez daha idrak etmenin mutluluğunu yaşadık. Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçlar, okuduğumuz Kur’an- Kerim tilavetleri ve mukabeleleri, yapılan hayır hasenatlar ve yaptığımız nefis muhasebesi ile Rabbimize karşı kulluk vazifelerimizde dini duyguları hayatımızın zirvesine çıkardık. Okumaya devam…

Kadir gecesinde, Kur’an’ın kadrini bilelim

Ramazan-ı şerifin sonuna yaklaştığımız bu günlerde Rabbimizin bin aydan daha hayırlı dediği Kadir Gecesini idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Allah (cc) buyuruyor: “Şüphesiz, biz Kur’ân’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”  (Kadîr 97/1-5) 

Resûl-i Ekrem (sav) de, “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihyâ ederse geçmiş günahları affolunur.” (Buhârî) buyurarak bu gecenin önemini haber veriyor. Okumaya devam…

Kur’an okuyuşumuzu sorgulayalım

Hidayet üzere olmak, dosdoğru bir inanca sahip olmak, takva üzere bir hayat yaşamak istiyorsak kitabımızı anlayarak okumalıyız. Anlamak için mutlaka Arapça bilmek gerekmez. Piyasada yazılan çok sayıda Kur’an meali ve tefsirleri var. Bunlardan en azından bir tanesini evimizde, iş yerimizde bulundurmalı, okuduğumuz ayetlerin bize ne mesajlar verdiğini oralardan mütalaa etmeliyiz. Hiçbir şey yapamıyorsak haftalık olarak TV dizilerine, maç programlarına, sinema… vb. programlara ayırdığımız zaman kadar vakti Kur’an’ı anlamak için ayırmalı ve kendimize ona göre bir program yapmalıyız.  Allah Rasulü Kitabullah’ı anlamak için bir araya gelenleri Allah’ın rahmetinin kaplayacağını belirterek şöyle buyuruyor: Okumaya devam…