Bir Ayet Bir Yorum: Hamd Allah’a mahsustur

 

“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.” (En’am 6/1)

En’am sûresi, her yönden övgüye lâyık bulunanın sadece Allah olduğunu insanlara bildirmekle başlıyor. Çünkü O, bütün varlıklar âleminin yaratıcısıdır ve bundan dolayı ulûhiyyet vasfı yalnızca O’na aittir. Sûrenin ilk âyeti özel olarak, sözde kendilerine yardım ettiğini hayal ettikleri putlara inanan, onlara ulûhiyyet vasfı yükleyen ve darda kaldıklarında onlardan yardım dileyen müşriklere karşı bir reddiyedir. Okumaya devam…

Bayram, vahyi gerçek anlamda anlamamıza vesile olsun

Allah (cc) buyuruyor:

“İman edenlerin, Allah’ı anmak ve vahyedilen gerçeği düşünmekten dolayı kalplerinin heyecanla ürperme zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilmiş ve üzerlerinden uzun zaman geçip kalpleri katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu yoldan çıkmışlardır.” (Hadid 57/16)

İbn-i Mes’ûd (ra): Bizim müslüman olmamızla bu âyetin sitemine uğramamız arasından henüz dört yıl geçmişti demiştir.

Ayetin ilk muhatapları böyle bir sitemle karşılaştıklarına göre günümüz Müslümanlarının durumu hangi boyuttadır acaba?

Bayramı idrak ettiğimiz bu günlerde “İman edenlerin, Allah’ı anmak ve vahyedilen gerçeği düşünmekten dolayı kalplerinin heyecanla ürperme zamanı gelmedi mi?” sorusunu kendimize sorarak bayramın vahyi gerçek anlamda anlamamıza vesile olmasını niyaz ediyor, bu düşüncelerle Kurban Bayramının milletimiz, islam alemi ve insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ederim.

Takva sahibi özelliklerini taşıyor muyuz?

Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.

Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban, bir müslümanın bütün varlığını, gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir. Okumaya devam…

Bir Ayet Bir Yorum: Bir musibet bin nasihat

Allah (cc) buyuruyor:

“Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.

Onlara bir iyilik (bolluk, bereket) gelince “Bu bizim hakkımızdır” derler, eğer başlarına bir felâket gelirse bunu Mûsâ ve onunla beraber olanların uğursuzluğuna bağlarlardı. Bilesiniz ki başlarına gelenler Allah katındandır; fakat onların çoğu bunu bilmez.” (A’râf 7/130- 131) 

Allah (cc) bu ayetlerle; nimet bolluğu ve refah içinde yaşayan ve kendi üstünde hiçbir kuvvet ve kudret tanımayan, tanımak istemeyen, hakka karşı savaş açmak isteyen mağrur bir kavmin iktisadi hayatına vurulan semavi darbelerden bizleri haberdar etmektedir. Okumaya devam…

Bir Ayet Bir Yorum:  selam

“Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.” (Nisa 86)

AllahTeâlâ, yaratmış olduğu ilk insan Hz. Âdem’e, meleklere gidip selâm vermesini emretmiş ve  şöyle  demiştir: “Sana ne cevap vereceklerini dinle, çünkü bu senin ve neslinin selâmı olacaktır.” Bu emir doğrultusunda “es-Selâmü aleyküm”, yani,“Esenlik üzerinize olsun” diye selâm veren Hz. Âdem’e melekler, “es-Selâmü aleyke ve rahmetullâh”   (Esenlik ve Allah’ın  rahmeti senin üzerine olsun) sözleriyle  karşılık vermişlerdir. Okumaya devam…