Kıssadan Hisse: Tilkinin Postu…

İki tilki aç karınlarını doyurmak için dağda gezerken tazılarıyla ava çıkan bir grup avcı ile karşılaşmışlar.

Avcı ve tazıları gören tilkiler kendileri için tehlikenin farkına vararak kaçmaya başlamışlar. Önde tilkiler arkada tazılar kovalamaca devam ederken tazılar süratli olduklarından tilkilerle mesafeyi kapatmışlar.

Yakalanacaklarını anlayan tilkilerden biri diğerine, ne bu avcılardan ne de tazılardan bize kurtuluş yok, birbirimizle buluşmamız herhalde ahirete kaldı diyerek vedalaşmak istemiş.

Öbür tilki acı acı gülümsemiş ve arkadaşına: Okumaya devam…

Ortadoğu, Silah satıcılarının en önemli pazarı

Ortadoğu, sahip olduğu zengin enerji kaynaklarına rağmen halkının zenginliğinden istifade edemediği bir bölge. Bölgenin enerji kaynaklarını sömürmek isteyen emperyalistler bölge halkları arasında çıkardıkları nifak ve kin tohumları ile ihtilafları körüklemişler ve sürekli devam eden çatışma ortamı hazırlamışlardır. Çatışma ortamı şiddetlenince de bölgeye istikrar getireceğiz iyi niyet maskesi ile binlerce km uzaklardan gelerek bölgeye yerleşmişlerdir.

BOP projesi ile başlayıp “Arap Baharı” ile devam eden süreçte bahar bekleyenler baharı göremedikleri gibi eski günlerini de arar olmuşlardır. Ortadoğu üzerinde yaşanan olaylar tüm dünyanın gözleri önünde cereyan etmektedir. Bombalar, füzeler, mermiler altında akan kan ve gözyaşlarının, talan edilen yurtların, kardeşin kardeşe düşman hale geldiği coğrafyamızın kaybedeni Müslümanlar olurken kazananı emperyalist güçler olmuştur.

Bölge insanları emperyalistlerin kendilerine pazarladıkları silahlarla kendi aralarında çatışırken, milyonlarca insan evinden, yurdundan, canından olurken onlara yardım adı altında bölgeye gelen emperyalist güçler bölgenin zengin enerji kaynaklarına sahip olmakta, bölge hakimiyetlerini sağlamlaştırmak için askeri üslerini kurmaktadırlar.

Müslümanlar uyanmadığı müddetçe sömürülmeye, emperyalistlerin kuklası olmaya devam edeceklerdir. Dünya silah ticaretinin Orta Doğu ülkelerindeki payı yüzde 35 seviyesine yükselmişse böyle bir pazarı elinden kaçırmak istemeyen güçler coğrafyamızdaki kan ve gözyaşının artarak devam etmesi için tespit ettikleri ihtilafları körüklemeye devam edeceklerdir.

“Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne (SIPRI) göre ABD 2016 yılında Orta Doğu’ya 30 milyar dolar silah ve mühimmat satmış. Trump, başkan seçildikten sonra, 2017 yılında ilk ziyaretini yaptığı Suudi Arabistan’la 10 yıllık dönemi kapsayan 110 milyar dolarlık bölümü silah ve mühimmat satışı olan 300 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığını büyük bir övgü ile açıklamıştı. Suudiler bu anlaşma ile her biri 6 milyar dolar olan 150 Black Hawk helikopteri almayı taahhüt ediyorlardı.
Bu hızlı silahlanma Orta Doğu’da ülkelerin iç çatışmalarını ve ülkeler arası çatışmalarını artırdı. Suriye, Irak, İran, İsrail, BAE son dönemlerde silah satıcılarının ilk sıralarında yer alan ABD, Rusya, Fransa ve Almanya’dan en çok silah ve mühimmat alan ülkeler arasında yer aldılar. SIPRI’ın raporlarına göre 2014-18 yıllarında artan dünya silah ticaretinin Orta Doğu ülkelerinin payı yüzde 35 seviyesine yükselmiş gözüküyor.” Dünya Gazetesi, 8.1. 2020, Osman Arolat

Müslümanların uyanması ve emperyalistlerin oyunlarının bozulması temennisi ile

 

hac

Müfsit yok etmek mü’min ıslah etmek için çalışır

Her güzel konuşana aldanmamak gerekir

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah’ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır.

Hâkimiyeti ele aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez. Okumaya devam…

f955fcc6-b95d-4d13-b98d-7aa185ec551d_4_534x355

Peygamber anlayışındaki zehirli telkinlere dikkat (3)

Hz. Peygamber ilahi mesajın açıklamasını yapmıştır

“Hz. Peygamber’in görevi sadece ilâhi mesajı insanlara tebliğ etmekten ibaret değildir. Eğer peygamberlik görevinin sadece tebliğden ibaret olduğu düşünülürse, bu tebliğata muhatap olanlar, kendilerine tebliğ olunan Allah’ın ayetlerini gerektiği şekilde anlayıp onlarla amel edebilirler mi? Yoksa bu ayetlerin hepsini olmasa bile, bir kısmını kendilerine açıklayacak ve yapılması gerekenleri öğretecek bir kimseye ihtiyaç hasıl olacak mıdır? Hz. Peygamberin görevi sadece bir takım bilgileri aktarmak olmayıp, aynı zamanda bunların pratik yönlerini ve uygulama şekillerini insanlara somut olarak göstermektir. Okumaya devam…

hacı

Rabbimizin emri istişare yalnız asrısaadette mi geçerli idi?

Rabbimiz (cc) buyuruyor:

“Size verilen her şey dünya hayatının geçici zevklerinden ibarettir. Allah katında olanlar ise daha iyi ve daha kalıcıdır. Bunlar, iman eden ve rablerine dayanıp güvenenler içindir.

Onlar büyük günahlardan ve hayâsızlıklardan kaçınırlar, öfkelendiklerinde dahi bağışlarlar.

Rablerinin çağrısına uyarlar, namazı özenle kılarlar. İşleri de aralarındaki danışma ile yürür. Kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için harcarlar.” (Şûrâ Suresi 36-38) Okumaya devam…