Allah’ın (cc) haram kıldığı şeyler (3)

Allah (cc) buyuruyor:

“(Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”  (En’am 6/151)

Kötülüklere yaklaşmayınız. Gerek açığı olsun, gerek gizlisi. Yani zina ve livâta (homoseksüellik) gibi her çeşit fuhuş, gerek rezil müşriklerin yaptıkları gibi açık genelevlerde olsun ve gerek seçkin denilenlerin yaptıkları gibi dost tutarak gizli bir şekilde olsun, hepsi haram olduktan başka bunların başlangıcı, sebepleri ve yolları da haramdır. Okumaya devam…

Allah’ın (cc) haram kıldığı şeyler (2)

Allah (cc) buyuruyor:

“(Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.” (En’am 6/151) Okumaya devam…

Allah’ın (cc) haram kıldığı şeyler (1)

“(Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”

Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa âdil olun. Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.

İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.” (En’am 6/151-153) Okumaya devam…

İmam Gazali’nin ölümle öğüdü (2)

Nefsim âhireti uzak görüp dünyayı arzulamakta ısrar ve devam etti. Ben yeniden ona döndüm, bu defa susan vâız (ölüm) yoluyla öğüt vererek dedim ki, Konuşan vâız (Kur’an) susan vâızı haber vermiş

“0 kaçıp durduğunuz ölüm muhakkak ki size ulaşacak, sonra da gizli ve âşikâr her şeyi bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, yapmış olduğunuz amelleri size bildirecek” (Cum’a 62/8) buyurmuştur. Okumaya devam…

İmam Gazali’nin Kur’an ile öğüdü (1)

İmam Gazali kendisinden öğüt isteyen bir dostuna öğüt ile ilgili yazdığı risalesinde şu tavsiyede bulunuyor:

İbret almayan başkalarına nasıl öğüt verebilir. Ben, Kur’ân ve ölüm gibi müessir vâızla kendime öğüt verdim. Nefsim öğüdümü sözle doğrulayıp fikren kabûl ettiyse de fiilen inad ederek diretti. Dedim ki: Sen Kur’ân’ın konuşan bir vâız, samimi bir öğütçü olduğunu, onun, gökten indirilmiş ilahi bir kelâm bulunduğunu ve hiç bir yerinde gerçek dışı bir şey bulunmadığını kabûl etmiyor musun? Okumaya devam…