Bir Ayet Bir Yorum: Hamd Allah’a mahsustur

 

“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyle iken inkâr edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.” (En’am 6/1)

En’am sûresi, her yönden övgüye lâyık bulunanın sadece Allah olduğunu insanlara bildirmekle başlıyor. Çünkü O, bütün varlıklar âleminin yaratıcısıdır ve bundan dolayı ulûhiyyet vasfı yalnızca O’na aittir. Sûrenin ilk âyeti özel olarak, sözde kendilerine yardım ettiğini hayal ettikleri putlara inanan, onlara ulûhiyyet vasfı yükleyen ve darda kaldıklarında onlardan yardım dileyen müşriklere karşı bir reddiyedir.

Nimet ve yardım kimden gelirse gelsin, asıl nimet sahibinin Allah Teâlâ olduğunu düşünerek öncelikle O’na hamd ve teşekkür etmek gerektiğine de işaret edilmiştir.

Bu arada karanlıklar kelimesiyle inkâr çeşitlerine, ışıkla da imana işaret bulunduğu belirtilir. Nitekim bir tek doğru inanç yolu bulunduğu için âyette ışık tekille (nur), birçok bâtıl inanç bulunduğu için de karanlık çoğulla (zulümât) ifade edilmiştir. (1)

Kur’ân’da beş sûrenin başında “elhamdülillah” güzel kelimesi zikredilmiştir.

Birinci olarak Fâtiha’da “Hamd âlemlerin Rabb’i olan Allah’a mahsustur.”

İkincisi En’am sûresinde “Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve nuru var eden Allah’a mahsustur.”

Üçüncüsü Kehf sûresinde “Hamd, kuluna Kitab indiren Allah’a mahsustur”. Dördüncüsü Sebe sûresinde “Hamd, göklerde ve yerde bulunanların hepsi kendisinin olan Allah ‘ a mahsustur”.

Beşincisi Fâtır sûresinde “Hamd, gökleri yaratan, melekleri elçiler yapan Allah’a mahsustur” buyurulmuştur ki hepsi Fâtiha’daki “hamd, âlemlerin Rabb’i olan Allah’a mahsustur.” (2)

Allah’a hamd etmek, mü’min bir kulun Allah’ı anar-anmaz kalbinden taşan duygularının ifadesidir. Çünkü en başta bu kulun varoluşu bile yaratıcısına karşı hamd ve övgüyü gerektiren ilâhi bir lütuftur. Her an, her saniye ve her adım başında yüce Allah’ın sayısız nimeti ardarda sıralanmakta, birbirini izlemekte ve başta insan olmak üzere bütün yaratıkları kapsamına almaktadır. Bundan dolayı her işin başında ve sonunda Allah’a hamd etmek İslâm düşüncesinin temel kurallarından biridir; “O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. En başta da en sonda da hamd O’na mahsustur.” (Kasas, 28/70) (3)

Allah’a (cc) “hamd” etmek dil ile ağız alışkanlığı haline getirilen “elhamdülillah” sözü ile gerçekleşmez. Rabbimizin sayısız verdiği nimetlere karşı gerçek manda yapılacak şükrün amellerimiz ile de desteklenmesi gerekir.

Rabbimize gerçek manada “hamd” edenlerden olmak temennisi ile…

  • Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an yolu Tefsiri
  • Elmalılı Hamdi Yazır, Hak dini Kur’an Dili, C.3, S.378
  • Seyyid Kutup, Fizilal-il Kur’an, C.1

 

 

 

Yorum Yap

*

Next Articleİmam Gazali’nin Kur’an ile öğüdü (1)