Bayram, imanımızı muhafaza etmenin sevincini yaşamaktır

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluşa vesile olan Ramazan ayını bir kez daha idrak etmenin mutluluğunu yaşadık. Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçlar, okuduğumuz Kur’an- Kerim tilavetleri ve mukabeleleri, yapılan hayır hasenatlar ve yaptığımız nefis muhasebesi ile Rabbimize karşı kulluk vazifelerimizde dini duyguları hayatımızın zirvesine çıkardık.

Gerek Rabbimize karşı gerekse beşerî ve sosyal hayatta yapmamız gerekip de yapmadığımız, unuttuğumuz amellerin ve davranışların tespitini yaparak kendimize yeni bir yol çizdik.

Şeytanların bizleri saptırmak için giriştikleri tüm mücadelelere rağmen onlara boyun eğmeyerek imanımızı muhafaza ettiğimiz için şimdi bayram yapıyoruz. Bayram ibadetlerin tatile çıktığı bir zaman değildir. Bayram; tazelenen imanın ve kulluk bilincine varmanın, imanımızı amellere yansıtmanın sevincini yaşamaktır. Müslümanların sevincine ortak olmaktır.

Fert olarak, maddi manevi her bakımdan doyuma erişmiş birisi olabiliriz. Mutluluk ve huzur için bu doyumlar hiçbir zaman yeterli değildir.  Toplumda; açlık varsa, huzursuzluk varsa, güçlüler ile zayıflar arasında hak, adalet işlemiyorsa, ehil olanlar hak ettikleri görevlere gelemiyorlarsa, gelir dağılımında uçurumlar varsa, ahlaki değerler zayıflıyorsa… sosyal bir problem vardır. Sosyal problemlerle boğuşan bir toplum içerisinde ferdi mutlulukların ömrü uzun olamaz. Bayramlar sosyal barışı sağlayarak zengin fakir arasında denge unsuru olmakta, toplumda meydana gelecek dalgalanmalara karşı paratoner görevi yapmaktadır.

Bayramlarda, Rabbimizin “Bütün müminler kardeştir” ilahi tavsiyesine uyarak birlik beraberliğimizin sağlamlaşması için kardeşlik hukuklarına uyalım.

Allah Rasulü’nin (sav) bildirdiği, “kendisi için istediğini kardeşi için istemeyen kamil mümin olamaz” uyarısını dikkate alarak kamil mümin olma yolunda düşünce ve eylemlerimizi bir kez daha gözden geçirerek kamil mümin olma yolunda gayret gösterelim.

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” (Müslim)

Ramazan süresince elde ettiğimiz manevi kazanımları hayatımız boyunca devam ettirelim. Tıpkı oruçluyken olduğu gibi, her daim Allah’ın koyduğu helal haram sınırlarına riayet edeceğimiz, kendimizi Kur’an’ın yoluna, İslam’ın ve insanlığın faydasına adayacağımız nice bayramlara erişelim. Bayramımız birlik, beraberlik ve kardeşliğimize, İslam coğrafyasının huzur ve selametine, insanlığın kurtuluş ve hidayetine vesile olsun.

Bayramlarımızın Müslümanların uyanışına vesile olmasını temenni ederek insanlığın her zamankinden daha çok muhtaç olduğu İslam’ın doğru bir şekilde anlaşılmasına ve yaşanmasına vesile olmasını temenni ederim. İdrak ettiğimiz Ramazan Bayramının milletimiz, İslam alemi ve insanlık için hayırlar getirmesini dileyerek tebrik ederim…

Yorum Yap

*

Next Articleİslam ülkelerinin dünya üzerindeki etkinliği nüfusu ve zenginliği ile orantılı mı?  (1)