kur'an

Kur’an’a bakışımız ve okuyuşumuz nasıl?

İnsanlığa hidayet rehberi olarak gelen Kur’an, amel etmek, tefekkür etmek, tevhid inancından uzaklaşmamak için okunmalıdır. Hayatımızın kılavuzu olarak her an için bir başvuru kitabı olarak okunmalıdır. Elektronik bir eşya alındığı zaman yanında verilen kullanma kılavuzuna göre o cihazı nasıl kullanıyorsak, hayatımızda aldığımız her nefesi, yapacağımız her eylemi Kur’an’ın gösterdiği kılavuzluk doğrultusunda yapmalıyız. 

Maalesef yüce kitabımız Kur’an’a gerekli ilgi ve alakayı gösteremiyoruz. Kur’an’ın Mushaf haline getirilmiş sayfalarına, güzel sesleri ile nağme yaparak okuyanların tilavetine gösterdiğimiz ilgiyi, hürmeti O’nu anlama konusunda ihmal ediyoruz. Tefekkür etmeyi, hayatımıza yön verecek ameli ve ahlaki umdeleri, Rabbimizin emir ve yasaklarını bir kenara bırakıyoruz. Daha çok sevap kazanabilmek için tefekkürsüz bir okumayı tercih ediyoruz.  Böyle olunca da Kur’an, hayatımızda fazla yer almamaktadır.

“Bu dünyadaki Kur’an’ın vaziyeti çok trajik bir biçimde durumu yansıtmaktadır. Orada, her evde Kur’an’ı özel, yüksek bir yerde bulacaksınız. O en iyi hediye olarak kabul edilir, onun için en iyi kağıt kullanılır, insanlar ise bugün bile onun için en iyi kaligrafiyi kullanmak ve onun kapakları ve sayfalarını en fantastik süslemelerle çizmekte yarışmaktadırlar. Çocuğun ilk okuduğu ve öğrendiği şey Kur’an’dır fakat bütün bunların yanında bu çocukların çok büyük bir bölümü Kur’an’ın gerçek içeriğini ve önemini öğrenmeden büyüyecek ve yaşlanacaktır. Kur’ an, tartışmasız bir semboldür. Ancak kanun olmaktan çıkmıştır. Halbuki tersi olmalıydı. Dikkat edin ki Kur’ an okunmak yerine, güzel sesle seslendirilip yorumlanmaktadır. “Seslendirmekte” ne Araplar ne de arap olmayanlar artık onun manasına ulaşmıyorlar ve Kur’an’ın benzersiz melodisinde, artık hiç kimse emredici ve kesin, bazen tatlı tatlı uyaran ve davet eden bazen ise tehdit eden yüksek sesle haykıran fakat her zaman ve yeniden tüm insan hayatının değişmesini talep eden hükümlerini tanıyamamaktadır.” (1)

Kur’an okumalarımızı yeniden gözden geçirerek imanımızı ve amelimizi Kur’an ölçüsünde yeniden tanzim etmeliyiz.

 

  • Aliye İzzetbegovic, İslami Yeniden Doğuşun Sorunları, s. 84, Fide yayınları

 

Yorum Yap

*

Next ArticleGayri ahlâki yaşantı Müslümanın hayatı olabilir mi?