saf-suresi-1_m

Kur’an’dan Rahmet Esintileri: Yirmi Sekizinci Cüz (2)

Yapmayacağı şeyi söylemek

“Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.” (1)

Kur’an-ı Kerim, verdiğimiz sözleri tutmamızı ve yerine getirmemizi ister. Verilen her bir söz insana sorumluluk yükler, sorumluluğumuzun bilincinde olarak verdiğimiz sözler yerine getirilmelidir. “Verdiğiniz her sözü yerine getiriniz. Çünkü verilen söz, sorumluluk gerektirir.” (İsrâ 34)

Azaptan kurtaracak ticaret

“Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size? Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.

(Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.”  (2)

Sahip oldukları kitab ile amel etmeyenlerin merkebe benzetilmesi

“Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (3)

Sırtında koca koca kitaplar taşıdığı halde onların sadece maddî ağırlığı altında ezilen ama kendisiyle onların içerikleri arasında bir bağ kurma yeteneğine sahip olmayan merkep benzetmesinden mü’minler de gerekli dersi çıkarmalıdırlar. Sahip olduğumuz kitap ile gerekli bağı kurmadan kutsallığından dolayı yıpranmasın diye kılıflar içerisinde yükseklerde saklarsak, devamlı hatmettiğimiz halde mesajını anlamadan okumaya devam edersek ve okuduğumuz kitabımız ile de amel etmezsek, “ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu” Müslümanlar için de bir uyarıdır.

Cuma namazı

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”” (4)

Hz. Peygamber bir cuma günü hutbe okurken dışarıdan gürültüler ve davul sesleri duyulur (o günün geleneklerine göre kervanların gelişi davul çalınarak ilân edilirdi). Bunun üzerine birçok sahâbî mescidi terkedip sesin geldiği tarafa doğru gider; bu durum mescidde on iki kişiyle kalan Hz. Peygamber’i çok üzer. Ayet bu olay üzerine nail olmuştur.

“Cumada öyle bir an vardır ki eğer müslüman bir kul o anı denk getirir Allah’tan iyi bir dilekte bulunursa Allah onu kendisine muhakkak verir” (Müslim)

Münafıkların dış görüntüsü

“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?” (5)

Mallarınız ve evlatlarınız zikirden alıkoymasın

“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (6)

Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez

“Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.” (7)

Mallar ve çocuklar imtihandır

“Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.

O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Allah’a güzel bir borç verirseniz O da bunu size fazlasıyla öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını bol bol verir, cezada ise acele etmez. “ (8)

Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa ona Allah kendisine bir çıkış yolu gösterir

Peygamber Efendimiz, öyle bir ayet biliyorum ki, eğer insanların hepsi ona sarılsalar onlara yeter “ buyurduktan sonra “Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter.” (9) ayetini okumuştur.

“Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir. İşte bu, Allah’ın size indirdiği buyruğudur. Evet, kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa Allah onun kötülüklerini örter ve ona büyük bir karşılık verir.” (10)

Ailenizi ateşten koruyun

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.” (11)

Tevbe

“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter.” (12)

Kur’an’ı anlamak ve onunla amel etmek temennisi ile…

—–

  1. Saf 2-3
  2. Saf 10-12
  3. Cum’a 5
  4. Cum’a 9-11
  5. Münâfikûn 4
  6. Münâfikûn 9-11
  7. Teğabün 11- 12
  8. Teğabün 14-17
  9. Talâk 2-3
  10. Talâk 4-5
  11. Tahrîm 6
  12. Tahrîm 8

 

Yorum Yap

*

Next ArticleYöneticilerin uyarılması