biz insanlar

Kitap: Peyami Safa, “Biz İnsanlar”

Peyami Safa “Biz İnsanlar” romanında Mütareke döneminde İstanbul’da geçen bir olayı anlatmış,  bu romanında da tıpkı diğer romanlarında olduğu gibi doğu-batı çatışmalarını, yanlış batılılaşmayı ve yanlış Batılılaşmaktan kaynaklanan ferdi ve kişisel buhranları işlemiştir.

Roman mütareke  yıllarında yaşanan ahlâki ve sosyal çöküntüyü  dile getirirken dürüstlüğü ve idealizmi savunmuş; kozmopolitliğe karşı milliyetçiliği, materyalizme karşı maneviyatçılığa tavsiye etmiştir.  

Roman, Boğaziçi’nde özel bir okulda öğretmenlik yapan Orhan’ın bu okulda okuyan fakir bir öğrenci olan Tahsin’in, kendisine “eşek Türk” diyen zengin çocuğu Cemil’i yaralaması ve o çocuğa sahip çıkması ile yaşadığı olayları anlatmaktadır. Orhan öğretmen, öğrencisi Tahsin’i savunduğu için işsiz kalmış, parasız ve zor günler geçirmiş, soğuktan donmak tehlikesi bile geçirmiştir.

“Eşek Türk”  diye taş atan Cemil yalıda oturan zengin bir ailenin çocuğudur.  Bu aile Fransız özentisi alafranga bir hayat yaşamaktadır. Mütareke yıllarında İstanbul’da bulunan Fransızlar sık sık yalıya davet edilmekte bu durum yöre halkından büyük tepki toplamaktadır.  Aile Türk asıllı oldukları halde Türkleri aşağılamakta, batı hayranlığını ise her fırsatta dile getirmektedir.

İtilaf zabıtalarının Türk insanına karşı caddede, tramvay durağında, pastanede, karakolda uyguladığı insanlık dışı davranışlar ve onlara destek veren Türklerin davranışlarının edebi bir üslupla ele alınan romanda umumi bir ahlak bozgununa dikkat çeker. Türkiye’nin yaşayacağına inanmayan bir Türk’ün kaç türlü ahlâkı olabilir? can alıcı sorusunu sorarak mütareke dönemindeki aydınların yaşadığı buhrana dikkat çeker.

“Politikayı diğer insan faaliyetlerinden apayrı sanırsınz. Her şeyin aksiyon ve politika olduğunu bilmezsiniz. Senin de, benim de yediğimiz ekmeğin, içtiğimiz kahvenin fiyatı dünya politikasına bağlıdır. Değil bir münevver olarak, alelâde menfaatlerinin müdafaasını ve hesabını düşünen okuryazar bir işçi sıfatıyla politikayı hararetle takip etmelisiniz. Sen ne hocalığı yapıyordun? Edebiyat, değil mi? Felsefe mi yoksa? İster edebiyat, ister felsefe, politikasız olmaz. Politika hiçbir şeyden ayrılmaz.”

“Aksiyon halinde olmayan bir fikir, bizce rüya kadar lüzumsuz ve saçmadır; çünkü yapraksız ve yemişsiz ağaçtır, faydasız yer kaplar”

Peyami Safa, insanın maddi bir varlıktan çok manevi bir varlık olduğunu, insanda rurhun maddeden önce geldiğini de romanında edebi bir üslupla anlatır.

Yorum Yap

*

Next ArticleHarname: Öküzlere özenen eşeğin hikayesi