ayasofya

Ayasofya’nın açılışı yeni bir uyanışın başlangıcı olabilir mi?

İslam dünyası ve Türk dünyasının yıllarca hasretle beklediği Fatih Sultan Mehmet hanın emaneti Ayasofya müze statüsünden çıkarılarak Camii olarak ibadete açılmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığına devredildi. Allah hayırlara vesile eylesin.

Ayasofya’nın camii olarak ibadete açılması için yıllardır yazıları, konferansları, mitingleri ile mücadele veren ve Ayasofya’nın milli bir mesele olarak milletin zihinlerinde yer etmesini sağlayan sayısız dava adamı ve kuruluş vardır.  Aykut Edibali, Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Alparslan Türkeş, Necip Fazıl Kısakürek… gibi.  Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Vefat eden dava adamlarına da Rabbim rahmet eylesin. Okumaya devam…

Bir ayet bir yorum: Emanetleri ehline verin

“Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.”     (Nisa 4/58)

Emanet: İnsanın emin (güvenilir ve itimad edilen kimse olması) yani kendisine maddi veya manevi herhangi bir şeyin gönül rahatlığı ile korkusuz bir şekilde teslim edilebilir ve istendiği zaman eksiksiz alınabilir bir şekilde bulunması anlamına gelir. Okumaya devam…

Kader anlayışındaki hatalı düşünce imanı zedeler (1)

Kader anlayışının yanlış değerlendirilmesi, sorumsuzluklarımızın kadere bağlanarak işin içinden çıkılmaya çalışılması iman açısından bir takım imanî problemlerin oluşmasına sebep olmaktadır.

Bu işin doğasında vardır diyerek hiçbir zaman sorumsuzluklarımızı takdire bağlamamalıyız. İnsan hayata gözünü açtığı andan itibaren ölüm hayatın doğasında vardır. Her canlı doğar, yaşar ve zamanı gelince de ölür. Nasıl olsa öleceğim diyerek bir kenara çekilip ölümü beklemek nasıl doğru bir yaklaşım değilse, gerekli tedbirleri almadan, çalışma ve güvenlik kurallarına dikkat etmeden yapılan çalışmalarda meydana gelen felaketler karşısında da bu işin doğasında var demek doğru değildir. Okumaya devam…

Kıssadan Hisse: Durum gerçekten iyi mi?

Kralın biri Sarayında otururken, pencereden sesler gelmiş. ”Güzel elmalarım vaaaaaar!”

Bakmış, yaşlı birisi, at arabasında elma satıyor. Etrafında müşteriler. Kralın canı çekmiş ve baş vezirini çağırmış;

Al sana 5 altın, koş bana elma al.

Baş vezir, vezirlerden birisini çağırmış;

-Al sana 4 altın, koş elma al.

Vezir saray görevlilerinden birisini çağırmış; Okumaya devam…

Ebedi saadet için iyilik ve takvada yardımlaşma

Koronavirüs döneminde yaşadığımız olaylar gösterdi ki kişinin kendisinin sağlık ve hijyen kurallarına uyması yalnız başına yeterli değil çevresi de aynı kurallara uyarsa sağlıklı bir netice elde ederiz.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerime baktığımız zamanda mesajlar ferdiyetçilikten ziyade biz üzerine verilmiştir. Kişinin iman ederek yalnız kendisini kurtarması yeterli görülmemiş çevresinin de kurtuluşa ermesi, iman etmesi için gayret göstermesi istenmiştir.  Ferdi kurtuluş ile birlikte toplumun da ıslah edilmesini istemiştir. Helak olan kavimler Rabbimizden gelen tebliğ davetlerine top yekûn kulak tıkadıklarından, elçilerin sözlerini dikkate almadıklarından dolayı ilahi cezaya müstahak olmuşlardır. Okumaya devam…